Gıda sektörü ekseninde pandemi üzerine düşünceler

Photo by engin akyurt on Unsplash

Salgının ve onu izleyen pandeminin değiştirip dönüştürdüğü sektörlerden biri de şüphesiz gıda sektörü. Normalleşmeyle birlikte yavaş yavaş ilişkilerimizi tazelemeye başladığımız mekanlar, artık bize çok daha farklı şeyler vaat etmeye başlayacak gibi duruyor. Her şeyden önce hijyen, kalite ve açık havanın etkili kullanımı(havalandırma) ile ilgili algılar değişiyor.

Bu süreç sonunda arkadaş buluşmaları veya toplantı için mekanlara sığınma refleksimizin kırılması muhtemel. Bu da bizleri, restoranlaşmanın bu denli yaygın olmadığı toplum dinamiklerine götürerek açık kamusal alanların (park, bahçe vs.) ve kapalı özel alanlarımızın (ev, ofis vs.) kullanımı artıracak gibi duruyor.

Peki bu süreçte mekanlara nasıl yaklaşmalı?

Her şeyden önce birçok kişinin mutfaktaki becerisini fark ettiği şu dönemde mecbur kalmadıkça yemek için dış mekanlara yönelmemek akıllıca bir tercih olabilir. Dışarıda olmak durumunda olduğumuz zamanlarda ise mekanla fiziki ve zamansal olarak teması minimuma indirmek, iç mekan yerine açık havayı tercih etmek ve mümkünse porselen/cam yerine karton/plastik gibi “al-götür(take away)” mantığındaki konseptlere yönelmek tavsiye ediliyor. Tabii bir de işletmelerce konulması zorunlu olan el dezenfektanlarının aktif kullanımı…

İşin başka bir boyutu ise ev aşçısı, ev baristası gibi kavramların aktifleşen kullanımı.

Belki birçok insan, “tempolu” hayatlarından ayıramadığı vakte sahip şu anda. Bunun sonucu da mutfakla ilişkinin zorunluluktan çıkıp keyfe, vakit geçirmeye ve hatta yaşamaya evirilmesi. Sürecin olumlu yanlarından biri de apartman dairesinde yaşayan birçokları için “balkon” mucizesinin, fırına atılacak herhangi bir ürünün kötü çıkma olasılığının ne kadar düşük olduğunun, aslında evde yemek yapmanın madden ve manen ne kadar basit mutlulukları getirdiğinin fark edilmesi. Nihayetinde de gıda sektöründen bağımsız olarak “ev”in hayatımızdaki yerinin bir kez daha gözler önüne serilmesi ve bu vesileyle sorgulanması…

Dönemle ilgili “öngörü(lemeyen)ler” de bu aralar en çok paylaşılan ve tartışılan konular arasında.

Her ne kadar tarihi süreçler, ancak üzerinden asırlar geçtikten sonra teorik zeminde yorumlanabilip literatürdeki yerini bulsa da içinde bulunduğumuz ve “pandemi” kavramını anlamsal olarak uygun bulduğumuz şu günler (temmuz 2020); koronavirüs salgınının ilk etkilerini sosyokültürel olarak sonuna kadar hissettirdiği dönemden sosyoekonomik konjonktüre geçtiği bir ara dönem adeta. Öyle ki herkesin korktuğu, çekindiği ve bir o kadar da ihtiyatlı davrandığı günler geride kalmış gibi. İşin ilginç tarafı bizim davranışlarımız değişince salgının biyolojik boyutunun da buna ayak uydurduğu zannına kapılmamız. Ne var ki biz her ne kadar sosyal ilişkilerimizdeki ihtiyatı elden bıraksak da sayısal veriler, biyolojik anlamda virüsün -bizlere meydan okurcasına- varlığını unutturmaktan çok uzakta olduğunu kanıtlıyor.

Hal böyle olunca da kültürel ve ekonomik sorular herkesin kafasında dolanmaya devam ediyor. Belirsizlik de insanoğlu için en istenmeyen durumlardan olduğundan evrimsel dürtülerimiz devreye girerek birçoklarımızın zihinlerini meşgul edip “an”ı mahvediyor. Günümüzde bu gibi gündem-işgal-eden-konular olduğunda bu konuların uzman veya uzsuzmanları* da eksik olmuyor bildiğiniz üzere. Bu gibi dönemlerde, her alandan bilirkişiler, birden fütüristlik pelerinini giyip “öngörü”lerini basın ve kamuoyuyla paylaşıyor.

Koronavirüsün getirdiği pandemi, şüphesiz detaylandırılabilecek, üzerine belgeseller çekilip kitaplar yazılabilecek tarihi bir olgu. Bununla birlikte birçok uzmanın görüş belirttiği bu konu üzerinde farklı gibi görünen ama aynı şeyleri söyleyen bir tezler bütünü daha üretmeye gerek olmadığı kanaatindeyim.

O nedenle bardağın dolu tarafını görmeyi ve pandeminin bize kazandırabileceği mümkün meziyetleri(kendini tanıma, kendinle barışma, insan ilişkilerilerinin değerini anlama, günlük iletişimlerde fiziksel temas ve yakınlığı azaltma, daha çok izleme&okuma,…) fark etmeyi teklif ediyorum.

Sağlıklı ve keyifli günlerimiz olsun..

İletişim:

e-mail: meltemsahin2000@gmail.com

websitesi: https://meltemsahin.myportfolio.com/

instagram: www.instagram.com/meltemsahin11

youtube

--

--

--

ODTÜ // Instagram: @meltemsahin11 @oncekahvem https://www.meltemsahin.rocks/

Love podcasts or audiobooks? Learn on the go with our new app.

Get the Medium app

A button that says 'Download on the App Store', and if clicked it will lead you to the iOS App store
A button that says 'Get it on, Google Play', and if clicked it will lead you to the Google Play store
Meltem ŞAHİN

Meltem ŞAHİN

ODTÜ // Instagram: @meltemsahin11 @oncekahvem https://www.meltemsahin.rocks/

More from Medium

CRODO.IO overview

Opan’s ESP32 Project, Archive 4: External Sensor

EU on Social Media: A Great Way to Share Information

Give your products space